İlişkilerde Kıskançlık: Sevginin Göstergesi mi, Yoksa Güvensizliğin Bir Yansıması mı?

Bugün biraz ilişkilerde kıskançlıktan bahsetmek istiyorum. Kıskançlık, çiftlerin en sık yaşadığı sorunlardan biridir. Danışanlarımdan sıkça şu cümleyi duyarım: “Eşim beni çok kıskanıyor. Çünkü beni çok seviyor.” Oysa kıskançlık her zaman çok sevmek anlamına gelmez.

Öncelikle şunu bilmek gerekir ki sağlıklı kıskançlık ile sağlıksız kıskançlık birbirinden farklıdır. Sağlıklı kıskançlık, kişinin partnerine değer vermesiyle ilişkilidir ve karşı tarafı bunaltmayan, özgürlüğünü kısıtlamayan bir düzeydedir. Bu tür kıskançlık, ilişkinin doğal bir parçası olabilir ve zaman zaman çiftler arasındaki bağlılığı güçlendirebilir.

Ancak sağlıksız kıskançlık bambaşka bir noktadadır. Kişi kendisini sürekli sorgulanmış, kontrol edilmiş ve baskı altında hisseder. Özgürlük alanı daralır, ilişkide nefes alamadığını düşünmeye başlar. Böyle bir durumda kıskançlık, ilişkiyi besleyen değil, yıpratan bir duyguya dönüşür.

En sık karşılaşılan yanlış inanışlardan biri ise “Ne kadar çok kıskanıyorsa o kadar çok seviyordur.” düşüncesidir. Oysa daha fazla kıskançlık, daha fazla sevgi anlamına gelmez. Kıskançlığın altında çoğu zaman farklı duygular vardır. Kırgınlık, öfke, terk edilme korkusu, değersizlik hissi ya da güven problemleri kıskançlık şeklinde ortaya çıkabilir. Bu nedenle yalnızca kıskançlık davranışına değil, bu davranışı ortaya çıkaran temel duygulara odaklanmak gerekir.

Kontrol edilemeyen kıskançlık zamanla ilişkiyi olumsuz etkilemeye başlar. Tartışmalar arttıkça çiftler birbirlerinin olumlu yönlerini görmekte zorlanır. Suçlamalar, hesap sormalar ve sürekli kontrol etme davranışları ilişkinin merkezine yerleşir. Baskı altında hisseden partner ise zamanla ilişkiden uzaklaşmaya başlar.

Aslında kıskanan kişinin amacı tam tersidir. O, partnerini kaybetmek istemez; onun kendisine daha yakın olmasını ister. Fakat uyguladığı baskıcı ve kontrolcü davranışlar, istediğinin tam aksine kişinin uzaklaşmasına neden olur. Partner uzaklaştıkça kaygı daha da artar ve kıskançlık daha yoğun yaşanmaya başlar. Böylece ilişki, birbirini besleyen sağlıksız bir döngünün içine girer.

Bu nedenle kıskançlığı yalnızca bir davranış olarak değerlendirmek doğru değildir. Önemli olan, bu duygunun altında yatan nedenleri anlayabilmektir. Kıskançlık neden ortaya çıkıyor? Hangi korkular, hangi yaşanmışlıklar veya hangi ilişki dinamikleri bu duyguyu besliyor? Bu soruların yanıtı, çözümün de önemli bir parçasıdır.

Eğer ilişkinizde kıskançlık nedeniyle sık sık tartışmalar yaşıyor, kendinizi ya da partnerinizi baskı altında hissediyorsanız profesyonel destek almak faydalı olabilir. Psikolog veya psikiyatrist desteğiyle kıskançlığın altında yatan nedenler ele alınabilir, güven duygusu yeniden inşa edilebilir ve daha sağlıklı bir ilişki kurmak mümkün hale gelebilir.

Add Your Comment

BİLGİ İÇİN ARAYIN