Travma Sonrası Stres Bozukluğu

Travma Sonrası Stres Bozukluğu

Travma, bireyin fiziksel bütünlüğünü tehdit eden, yoğun korku ve çaresizlik duyguları yaratabilen ve kişiler için zorlayıcı olarak deneyimlenen yaşam olaylarını tanımlamak için kullanılan bir kavramdır.

Travmatik yaşantılar genel olarak şu başlıklar altında ele alınabilmektedir:

• İnsan eliyle kasıtlı olarak gerçekleştirilen yaşantılar (şiddet, savaş, cinsel saldırı vb.)
• İnsan eliyle istem dışı gerçekleşen yaşantılar (iş kazaları, trafik kazaları vb.)
• Doğal afetler (deprem, sel, yangın vb.)

Travmatik bir yaşam olayının ardından bazı bireylerde;

• Olayla ilişkili anıların zihinde canlanması,
• Olayı hatırlatan durumlardan kaçınma,
• Duygu durumunda ve düşünce biçimlerinde değişiklikler,
• Bedensel ve duygusal uyarılmışlıkta artış gibi deneyimler görülebilmektedir.

Bazı değerlendirmelerde, bu tür deneyimlerin süresi ve yoğunluğu farklılık gösterebilmektedir. Travmatik yaşantılar sonrasında bireylerin olayla ilişkili düşüncelerinden ya da çağrışımlardan uzak durma eğiliminde olabildikleri ifade edilmektedir.

Travmatik yaşantılara verilen tepkiler, kültürler arasında benzerlikler gösterebilen ve beynin tehlikeyi algılamaya yönelik doğal tepkileriyle ilişkili olarak ele alınmaktadır. Bu süreçte bazı bireylerde irkilme tepkilerinde artış, uyku düzeninde değişiklikler ve odaklanma güçlükleri gözlemlenebilmektedir.

Psikodinamik yaklaşımlar, travmatik yaşantıların bireyin içsel dünyasında farklı anlamlandırmalarla ele alınabileceğini ve bazı bireylerde yoğun duygusal etkiler bırakabildiğini ifade etmektedir.

Travmatik yaşantıların ardından bireylerin kendileriyle, başkalarıyla ve yaşamla ilgili algılarında değişimler görülebilmektedir. Bazı bireyler yaşadıkları deneyimleri, yaşam öykülerinin önemli bir parçası olarak yeniden anlamlandırabilmektedir.

Travma sonrası yaşantılar, bireylerin yaşamı algılama biçimleri, ilişkileri ve baş etme biçimleriyle bağlantılı olarak ele alınan süreçler arasında yer almaktadır.

BİLGİ İÇİN ARAYIN